12 Mart ve Merkez Sağ

12 Mart 1971 müdahalesinin Adalet Partisi iktidarına karşı yapıldığı nedense hep unutulur ya da daha doğrusu başarıyla unutturulmuştur.

12 Mart ne ilk örnektir ne de son örnek olacaktır. Darbeyle iktidardan uzaklaştırılan hep merkez sağ olmasına karşın, Türk siyasal tarihi bu gerçeği gizleyecek şekilde tahrif edilmiştir. Maalesef genç kuşaklar bu gerçeği bilmeden ya da kavrayamadan yetişmek durumunda kalmışlardır. Türk demokrasi tarihinde merkez sağın, demokratların, hep ağır baskı altında olmalarına rağmen yılmadan, korkmadan tam demokrasiyi savundukları ve çok partili demokratik nizamın işletilmesi için sorumluluktan hiç kaçmadıkları gerçeği de, bu çarpıtmalar içinde yok sayılmıştır.

Öte yandan Demokratlar Türk ordusu konusunda tüm bu siyasal baskılara rağmen çok hassas davranmıştır. Ordunun milletin ordusu olduğu, Türk Milletinin ordusu ile var olduğu ve Türk Milletinin ordusuyla gurur duyduğu anlayışı, Demokratların temel ilkesidir. Sonradan diğerleri için çok moda olan “mağdur edebiyatı”nı Demokratlar bu nedenle hiç benimsememişlerdir.

Bizim geleneğimiz darbecilerle Türk ordusunu hep ayırt etmiştir.

12 Martın kökleri 1969 yılı Mayıs ayı gelişmelerinde yatar. Bu gerçek maalesef hep es geçilmiştir.

Adalet Partisi iktidardadır ve Adalet Partili Senatör Beliğ Beler ile Milletvekili Şükrü Aktan, eski Demokratların seçilme hakkı kazanmasını sağlamak için 219 imzalı bir teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunar. Başbakan Demirel bu konuda CHP lideri İsmet İnönü’yü ikna eder. Durum çok hassastır. Ordu yasakların kaldırılmasını önlemek için müdahaleye hazırlanmıştır. Bu nedenle İsmet Paşa’nın desteği çok önemlidir. Ancak bu kritik desteğe rağmen teklif Senato’dan geçerse müdahale için kesin tavır alınır.

Bu vahim durum dönemin gazetelerine sınırlı şekilde yansımıştır. Yakın zaman önce Wikileaks sızıntısıyla ortaya dökülen ABD belgelerinde Genelkurmayda yapılan toplantılar ve müdahale kararı alındığı açık şekilde anlatılmaktadır.

Başbakan Demirel Türk Demokrasisini korumak için kararı seçim sonrasına erteler. Darbeyi önlemek için alınmış bu karar o dönem Adalet Partisi’nin bölünmesine yol açacaktır. Millet ise, Başbakan Demirel’in demokrasiyi korumak yönünde aldığı bu kararın arkasında duracaktır.12 Ekim 1969 seçimlerinden de Adalet Partisi %51’lik net bir zaferle çıkar.

Çok kritik ve bunalımlı günlerden Türk demokrasisi hasar görmeden seçimler yoluyla çıkartılmıştır. Bu sefer Adalet Partisi’nin karşısına Demokratik Parti ve Milli Nizam Partisi çıkartılır. Darbecilerin 1969’da gerçekleştiremedikleri müdahale, koşulların olgunlaşması üzerine 2 yıl sonra yapılacaktır. Adalet Partisi iktidardan indirilecek, teknokratlar hükümetiyle Türkiye seçime gidilecektir. Bu mücadele devam edecek ve Türk siyasal tarihinin ana fay hattını oluşturacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>